Ankara Tavşanı Özellikleri ve Bakımı

Ankara Tavşanı Özellikleri ve Bakımı
Cinsin Temel İstatistikleri
Ağırlık
3,5 - 4,5 kilo
Yaşam Süresi
1 - 5 yıl

Ankara Tavşanı

Ülkemizin, belki de yurt dışında en çok tanınan hayvanı olan Ankara Tavşanları (Angora Tavşanı), uzun ve yumuşak tüylere, kıvrımlı kulaklara sahip, diğer tavşan türlerine göre biraz daha iri olabilen bir tavşan türüdür. İlk olarak 1700’lü yılların öncesinde Türkiye’de görülen Ankara Tavşanları, o yıllarda bile tüm dünyaya yayılıp bir popülerlik kazanmışlardır. 1700’lü yılların sonlarında Ankara Tavşanı’nın nesli ülkemizde maalesef tükense de bir zaman sonra birtakım çalışmalar ve uğraşlar sonucu Ankara Tavşanı ülkemize geri getirilmiştir. Her ne kadar biz Ankara Tavşanı desek de aslında bu tavşanlar “Angora Tavşanları” olarak bilinir. Bilimsel araştırma ve bu tip durumlarda ise adı “Oryctolagus cuniculus” şeklindedir.

Ankara Tavşanı’nın Genel Fiziki Özellikleri

Ankara Tavşanları’nın baş kısımları yuvarlaktır. Fizik olarak diğer tavşan türleriyle neredeyse aynı orana sahip olan Ankara Tavşanları, kısa bir boyun yapısına sahiplerdir. Bu tavşanların kulaklarını şekil olarak bir kuş kanadına benzetebiliriz. Kulaklarının uçları püsküllüdür ve kulakları vücudunun her iki tarafına da bakacak şekilde dik durur. Vücutlarının dış hatları ise uzun tüylü ve ipeksi bir karaktere sahiptir. Bu tavşan türünün beyaz renkli olanları, kırmızı gözlüdür. Bunun sebebi, renk pigmentlerinin beyaz ve erkek olan tavşan türünde yeterince veya hiç olmamasıdır. Yani bu türün erkek ve beyaz tüylü olan kısmı, albino doğar. Bacakları; uzun, tüylü ve incedir. Fakat her ne kadar bacakları ince olsa da diğer birçok tavşan türlerinden daha sağlam yapılıdır. Bu türün ağırlığı, genelde hem dişisinde hem de erkeğinde yaklaşık olarak 3,5-4,5 kilogram olmalıdır. Hayvanların gelişim sürecinde bu kilo eşitliği fark edebilir. Dişi tavşanların ağırlığı ergenlik döneminde erkek tavşanlardan daha fazladır. Bu tavşanların cinsel olarak olgunluğa ulaştığı zaman dilimi genelde üç ya da dört aydır. Her ne kadar bu yaş aralığında Ankara Tavşanları cinsel olgunluğa ulaşsa da bir çiftleşme için genelde 7-8 ay civarlarında olmaları tavsiye edilir. Dişiler bir batında dört veya altı tane yavru doğurabilir. Ancak tavşanın sütten kesildiği dönemden itibaren bu yavruların ancak üç tanesi hayatta kalabilir.

Ankara Tavşanı’nın Endüstriyel Önemi

Ankara Tavşanları’nın belki de en çok işlev sağladığı sektör, tekstil sektörüdür. Yünleri, çok değerli olan bu tavşanlar, genelde iş gücü düşük ülkelerde iş bakımından daha çok popülerdir. Bu tavşanlardan, yaklaşık 4 yıla kadar tüy alınabilir. Bu tavşanın on iki farklı rengi ve birçok farklı türü olmasına rağmen, en çok Albino Beyaz Tavşan rağbet görür. Yedikleri yemleri, genelde hızlı bir şekilde ete çevirebildiklerinden ötürü, beslenmelerinde pek bir sorun yaşanmaz. Yediği 2,5-3 kiloluk bir yemi, çok rahat bir şekilde 1,5 kilo civarlarında ete dönüştürebilir. Diğer canlı türlerde bu oran biraz daha yüksektir. Bu tavşanın kaliteli olan tüyleri; yüksek kalite etol şapkalardan, mantoya kadar birçok kıyafette kullanılır. Daha az kaliteli olanlar ise genelde oyuncak ve terlik yapımında kullanılır.  Ama bu hayvanların tüyleri canlı canlı iken yolunur, bu durum etik değildir ve tavşan tüyü üretimi pek çok ülkede yasaklamıştır.

Ankara Tavşanının Bakımı ve Fiziki Özellikleri

Bu tavşanların ayak kemikleri ve derileri arasında diğer türlere nazaran, tavşanın ayaklarına daha az yük ve basınç inmesi için oluşmuş bir kas tabakası yoktur. Bu eksikliğe ek olarak, bu tavşanların ayak derileri çok incedir. Bu fiziksel durumlar yüzünden bu tavşan ırkında ayak yaralarına çok fazla rastlanır. Bu tip ayak yaralanmaları ve fiziksel yorgunluklar, tavşanın yem tüketiminin düşmesine, tüyleri seyrekleşerek hayvanın tüylerinden gelen veriminin düşmesine ve doğal olarak da ömürlerinin kısalmasına sebep olur. Bu tür sebeplerden mütevellit, Ankara tavşanları ergenlik dönemini bitirmelerinden itibaren özel ve bireysel kafeslere alınmalı, dikkatli bir şekilde bakımları yapılmalıdır. Alındıkları bu özel kafeslerin boyu en az 80X95X60X45 oranlarında olmalıdır. Aksi taktirde tavşanlar kafesin içinde ayaklarını ve vücutlarını rahat esnetemezler. Bu oranlara sahip olmayan bir kafesin içinde barındırılırlarsa, tavşanlar arka ayaklarına gereğinden fazla yüklenme durumunda kalabilirler. Bu da hayvanın ayak tabanlarında yaraya sebep olabilir. Ayrıca tavşanın kürkünde keçeleşme de artabilir. 

Bu tavşanlar, elde çiftleştirme yöntemi ile çiftleşirler. Üreme oranları, diğer tavşanlara göre yarı yarıya daha düşüktür. Uzun tüyler yem alımında azalmaya, dişilerde embriyonik ölümlere kadar birçok sorun çıkartabilir. Dişiler, kırkım yapıldıktan sonra çiftleştirir, bu da çiftleşmenin %70 oranında daha fazla başarılı olmasına sebep olur. Sıcak zamanlarda çiftleştirme pek tavsiye edilmez. Üç yaştan itibaren üreme hızı ve tüy verimi büyük bir hızla azalır. Erkekler sperma üretmeye 40 ve 50. günlerinde başlar, olgunluğun 110. gününe kadar devam eder. Yine de çiftleşme için 140 gün civarı beklenmelidir. Dişiler de yine aynı gün civarlarında gebeliğe hazır olur. 33 gün süren bir gebelik süreçleri vardır ve yılda 10 kere gebe kalabilirler.

Mail : [email protected]